( mabel'ime )
"yüzünü dökme küçük kız
bırak üzülmeyi
bir tek sen misin bir düşün
unutan sevilmeyi
her siyahın bir beyazı
gecelerin gündüzü de vardır
yüzünü dökme küçük kız
kızma onlara
yalnız sen misin bir düşün
zincir oranda buranda
her tutsağın bir kaçışı
uykunun uyanışı da vardır
yüzünü dökme küçük kız
yaşamın anlamını bul
sonra dinle kendini
yolunu bil
her siyahın bir beyazı
gecelerin gündüzü de vardır"
[Bülent Ortaçgil]
Hacı yatmaz bir görüntü var üzerinde. Dokunsam sallanacak gibisin. Kendini salma küçük kız. Gün gelecek yeniden yürüyeceksin.
Titrek bir gülümseme var yüzünde. Dokunsam üzülecek gibisin. Dudaklarını bükme küçük kız. Sen en çok adına bile yer eden gülüşünle güzelsin. Ve artık gülümsemelisin.
İki damla ha düştü ha düşecek kirpiklerinin içinde. Ahh bir dokunsam ağlayacak gibisin. Gözlerini dökme küçük kız. Bir damla akar, bin damla düşer önüme. Hem bin bir renk keşfedeceksin daha,sil yaşlarını da kurumasın gözlerin.
Betin benzin atmış., sararmışsın. Dokunsam solup gidecek gibisin. Zehrini tutma küçük kız. Bırakalım mikrobu toprak emsin. tutma içinde -en iyisi- sal gitsin.
Sesin, soluğun kesik…bir dokunsam susacak gibisin. Dilini yutma küçük kız. Konuşabildiğin sürece dirilirsin. Ve bir an önce dirilmelisin.
Bin bir düşünce var zihninde kıvrım kıvrım. Dokunsam vazgeçecek gibisin. İnanmaktan korkma küçük kız. Düş’ünce düş kurabildiğin zaman güvenirsin.
-Yüzüne baktıkça üzülsem de-
Derinlerde bir yerde bir ışık kümesi var sanki. Dokunsalar karanlıktan çıkacak gibisin. Işığını söndürme küçük kız. Dokunuyorsam bir nebze kalbine, çık saklandığın köşeden. Daha henüz çok erkenken, uyuyunca uyanılırken ve hep bir umut beklerken yüzünü dökme küçük kız .
Gel etme umudumuz varken, iyiye daha yakınken, yüzü(m)üzü dökme,,,