11 Kasım 2009 Çarşamba

belki bir gün son

müzik ruhun gıdası cidden,,,
hele ki bir de böylesine doyurabilene rast geldiysen ;]
video

26 Ekim 2009 Pazartesi

bu kısa anı hep birlikte yaşamak adına!




"ÇÜNKÜ İNSANA EN ÇOK KİTAP YAKIŞIYOR.

VE MÜREKKEBİN KURUDUĞU YERDE KAN AKIYOR."



















16 Ekim 2009 Cuma

bir kez için uykuya yatma!

işte ben de bundan istiyorumm!!!

08 Ekim 2009 Perşembe

-10 saniye-


Sorgulamıyorum, ne yapıyorum, niye yapıyorum? Sahi istemiyor muyum bilmiyorum.

Göremediğim geleceğimi planlıyorum boyuna. 2016 adına randevular işaretliyorum ajandamda. Ama hiçbir zaman bir ajanda kullanmadığımı çok iyi biliyorum.

“Bu nasıl olacak?” demiyorum, “olacak!” demem yetiyor. “Olsun” dediklerimden kaçının gerçekleştiğini bile hatırlamıyorum; ama yine de ilgilenmiyorum. O kadarına kafamı yormuyorum.

Önündeki banka oturup da, yüzünü gevşeten insanları fark edene kadar yorulduğumu bilmeden yürüyorum öyle. Yüzlerindeki o hafif rahatlık belirtisini görünce hissediyorum vücudumdaki yorgunluğu. Topuklarımdan enseme kadar tırmanan bir sızı resmen. Durup bekleyince daha şiddetli sanki. Ya kalbimdeki sızı…Kalbindeki sızı… Düşünüyorum da onu da önemsemiyorum ara sıra. “Düzelir” diyorum, geçiyorum.
Geçiyor. İnan bir gün geçiyor. Aldırış etmemeyi öğreniyorsun bolca. Üstüne gitmemeyi. Zamanı kısaltmanın ya da uzatmanın ir faydası olmadığını keşfediyorsun. Sevginin her zaman mutluluk vermediğini. Salt acı olmadığını da… Yakınlıkların çoğu zaman uzaklığa dönüşmesini beklediğin anlardayken uzakta kalıyor her şey. Ya da sen uzaklaşıyorsun…
Ölümü unutuyorum sık sık. En sevdiklerimde olsa bile…Aklımın ucuna bile getirmiyorum.
Sormuyorum işte. Cevabını duymak istemiyorum ki. Hayatın bana ne vereceğini bilmiyorum, ilgilenmiyorum da. Benden aldıklarını kavrayamamışken daha yirmili yaşlarımda bakkal defteri tutmayı göze almıyorum. Belki kayıtsız veresiye oluyor; ama dedim ya ilgilenmiyorum.

Yaşamdan kopmak değil bu. Kim kopabilmiş ki ayrıca? Karamsarlık hiç değil. Kendini dinlemekten kaçınmadır belki. Didiklemek istemiyorum çoğu şeyi.Anı yaşıyorum sadece. Her ne hissettiysem o an sona erene kadar sürüyor o kadar. Sonra…İşte orası muamma…

Tam her şeyi merak etmeye başladığım an anestezi alıyorum sanki. Ardından on saniyelik bir hatırlama evresi. Tüm vücuduma yayılan bir uyuşukluk. Dilim dönüyor sonra:

“Kalbim” diyorum, sızlıyor. On saniyede bir ömürlük sızı kalıyor. “Kalbim” diyorum, duyulmuyor!..

23 Eylül 2009 Çarşamba

gerçekler çok kısa

( mabel'ime )
"yüzünü dökme küçük kız
bırak üzülmeyi
bir tek sen misin bir düşün
unutan sevilmeyi
her siyahın bir beyazı
gecelerin gündüzü de vardır
yüzünü dökme küçük kız
kızma onlara
yalnız sen misin bir düşün
zincir oranda buranda
her tutsağın bir kaçışı
uykunun uyanışı da vardır
yüzünü dökme küçük kız
yaşamın anlamını bul
sonra dinle kendini
yolunu bil
her siyahın bir beyazı
gecelerin gündüzü de vardır"

[Bülent Ortaçgil]


Hacı yatmaz bir görüntü var üzerinde. Dokunsam sallanacak gibisin. Kendini salma küçük kız. Gün gelecek yeniden yürüyeceksin.

Titrek bir gülümseme var yüzünde. Dokunsam üzülecek gibisin. Dudaklarını bükme küçük kız. Sen en çok adına bile yer eden gülüşünle güzelsin. Ve artık gülümsemelisin.

İki damla ha düştü ha düşecek kirpiklerinin içinde. Ahh bir dokunsam ağlayacak gibisin. Gözlerini dökme küçük kız. Bir damla akar, bin damla düşer önüme. Hem bin bir renk keşfedeceksin daha,sil yaşlarını da kurumasın gözlerin.

Betin benzin atmış., sararmışsın. Dokunsam solup gidecek gibisin. Zehrini tutma küçük kız. Bırakalım mikrobu toprak emsin. tutma içinde -en iyisi- sal gitsin.

Sesin, soluğun kesik…bir dokunsam susacak gibisin. Dilini yutma küçük kız. Konuşabildiğin sürece dirilirsin. Ve bir an önce dirilmelisin.

Bin bir düşünce var zihninde kıvrım kıvrım. Dokunsam vazgeçecek gibisin. İnanmaktan korkma küçük kız. Düş’ünce düş kurabildiğin zaman güvenirsin.

-Yüzüne baktıkça üzülsem de-

Derinlerde bir yerde bir ışık kümesi var sanki. Dokunsalar karanlıktan çıkacak gibisin. Işığını söndürme küçük kız. Dokunuyorsam bir nebze kalbine, çık saklandığın köşeden. Daha henüz çok erkenken, uyuyunca uyanılırken ve hep bir umut beklerken yüzünü dökme küçük kız .

Gel etme umudumuz varken, iyiye daha yakınken, yüzü(m)üzü dökme,,,